Kadim bilgelikte Arif, sadece bilgiye sahip olan değil; bilgiyi yaşayan, özümseyen ve varlığın hakikatini “gönül gözüyle” müşahede eden kişidir. Kelime kökeni itibarıyla “tanıyan, bilen, vakıf olan” (arafe) anlamına gelir ancak bu biliş hali, zihni bir süreçten ziyade sezgisel ve deneyimsel bir olgunluğu ifade eder.Ariflik kavramını ve kadim bilgideki yerini şu başlıklar altında derinleştirebiliriz:1. Âlim ile Ârif Arasındaki Temel FarkKadim geleneklerde (özellikle Tasavvuf ve Doğu bilgeliğinde) bilgin (âlim) ile irfan sahibi (ârif) arasında keskin bir ayrım yapılır.| Özellik | Âlim (Bilgin) | Ârif (Bilge) ||—|—|—|| Bilgi Kaynağı | Kitaplar, nakiller, teorik eğitim. | Tecrübe, keşif, içsel görü. || Yöntem | Akıl yürütme ve mantık. | Sezgi ve kalp tasfiyesi. || Hedef | Dış dünyayı ve kuralları anlamak. | Özü ve hakikati kavramak. || Eylem | Bilgiyi aktarır. | Bilgiyle “hal”lenir, onu yaşar. |> Not: Âlim, suyun formülünü ve özelliklerini anlatır; Ârif ise o suya dalıp ıslanan ve susuzluğunu giderendir.> 2. Kadim Bilgide Ârifin PortresiÂriflik, bir rütbe değil bir “oluş” halidir. Kadim metinler ârifi şu özelliklerle tanımlar:İçsel Görü (Basiret)Ârif, nesnelerin sadece dış yüzeyini (zahir) değil, ardındaki manayı (batın) görür. Olaylar arasındaki gizli bağları fark eder. Bu durum, “eşyanın hakikatine vakıf olmak” olarak adlandırılır.Sükût ve MüşahedeÂrifin dili genellikle suskundur çünkü hakikatin kelimelere sığmayacağını bilir. Onun için sessizlik, en yüksek anlatım biçimidir. “Söyleyen bilmez, bilen söylemez” düsturu bu makam için geçerlidir.Vahdet (Birlik) BilinciKadim bilgelikte ârif, evrendeki çokluğun içindeki birliği görür. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve aynı kaynaktan neşet ettiğini bildiği için, hiçbir varlığı hor görmez; her şeye şefkatle yaklaşır.3. Ârif Nasıl Değerlendirilebilir?Bir kişinin “âriflik” yolunda olup olmadığını anlamak için kadim gelenekler şu ölçütlere bakar: * Tevazu: Bilgisi arttıkça iddiası azalıyormuş mu? Gerçek bir ârif, “hiçlik” makamına yakındır. * Denge (İtidal): Zıtlıklar arasında (sevinç-keder, varlık-yokluk) sarsılmadan durabiliyor mu? * Gayret ve Teslimiyet: Kendi üzerine düşeni yapıp, sonuçlar karşısında rıza gösterebiliyor mu? * Hizmet: Bilgeliğini insanlığın ve doğanın faydasına, gösterişten uzak bir şekilde kullanıyor mu?4. Modern Dünyada Ârif OlmakGünümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay ancak “irfan” sahibi olmak her zamankinden daha zordur. Modern ârif; dijital gürültünün içinde kendi iç sesini duyabilen, hız çağında yavaşlamayı bilen ve “enformasyon” ile “bilgelik” arasındaki farkı ayırt edebilen kişidir.Ariflik, bir son durak değil, sonu olmayan bir tekâmül (evrim) yolculuğudur. Bu yolda kişi, her an yeni bir şey keşfederken aynı zamanda her an bildiklerini “başka bir gözle” yeniden değerlendirir.Bu derinlikteki kavramlar genellikle belirli ekoller (Sufizm, Stoacılık, Zen vb.) üzerinden incelendiğinde farklı nüanslar kazanır.
