ilham

Kur’an-ı Kerim’de “ilham” kelimesinin kökeni olan elheme fiilinin doğrudan geçtiği ve Allah’ın insan nefis/kalbine fısıldamasını anlatan en açık ayet Şems Suresi’nin 8. ayetidir.

Bunun yanı sıra, Allah’ın kalbe fısıldaması, doğru yolu göstermesi veya huzur vermesiyle ilgili farklı kavramların (vahy, şerh-i sadr, sekine) kullanıldığı başka ayetler de vardır.

İşte öne çıkan o ayetler:

1. Doğrudan “İlham” Kelimesinin Geçtiği Ayet

Şems Suresi, 7-8. Ayetler:

“Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene; sonra da ona kötü (fücur) ve iyi (takva) olma kabiliyetini ilham edene yemin olsun ki…”

Bu ayet, Allah’ın her insanın yaratılışına (kalbine/nefsine) neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etme yeteneğini “ilham yoluyla” yerleştirdiğini ifade eder.


2. Kalbin Aydınlanması ve Genişlemesi

Zümer Suresi, 22. Ayet:

“Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere olan kimse (kalbi mühürlü olan gibi) midir?..”

Burada “göğsün açılması” (şerh-i sadr), Allah’ın kulunun kalbine verdiği bir genişlik ve ilahi bir ışık/ilham olarak tefsir edilir.


3. Peygamber Olmayanlara Gelen “Vahiy” (Kalbi İlham)

Kur’an’da bazen “vahy” kelimesi, sadece peygamberlere gelen mesaj değil, Allah’ın bir kulunun kalbine verdiği güçlü bir seziş veya ilham anlamında da kullanılır.

  • Kasas Suresi, 7. Ayet: “Musa’nın annesine: ‘Onu emzir…’ diye vahyettik (ilham ettik).” (Buradaki vahiy, kalbe gelen melekûtî bir yönlendirmedir.)
  • Nahl Suresi, 68. Ayet: “Rabbin bal arısına şöyle vahyetti (ilham etti): ‘Dağlardan evler edin…’”

4. Kalbe İnen Huzur (Sekine)

Fetih Suresi, 4. Ayet:

“İmanlarını bir kat daha arttırsınlar diye müminlerin kalplerine güven (sekine) indiren O’dur…”

Bu ayet de Allah’ın doğrudan kalbe müdahale ederek oraya bir duygu ve kararlılık yerleştirmesini anlatır.


Özetle: Eğer tam olarak “ilham” kelimesinin geçtiği yeri arıyorsanız, bakmanız gereken yer Şems Suresi 8. ayettir.